Umre Seyahati Hakkında Bilmeniz Gerekenler

İslamın Kalbi, Allah’ın evi Kabe ve Hemen yanı başında hadsizce yükseltilen Zemzem Tower

Merhaba Ümre Yolcusu;  Allah niyetinizi Kabul etsin. 

Öncelikle Benim Umre yolculuğum Trabzon’san başladı. Trabzon’dan gerek Medine gerekse Mekke’ye direk uçuşla giden ümre turları mevcut. 

MEDİNE :

Direk Medine’ye uçtuğunuzda İhrama girmek zorunda kalmıyorsunuz. Ancak direk Mekke şehrine uçanlar Umre şartları gereği Mikat sınırı dışından İhrama girmek zorunda olduğundan Trabzon H.alanı dış hatlar bölümünde yer alan alanda ihrama girip bu şekilde yolculuğa başlamaktalar.

Medine’de Prens Muhammed Bin Abdülaziz Havalimanı ‘na varacaksınız. Buradan Oteller bölgesine tahmini 1 saat gibi bir zamanda varırsınız. 

Medine’de Konaklayacağınız oteller Mescid-i Nebevi ye yakın konumlarda bulunmakta. Kalacağınız otele göre 5 ila 15 dk arası bir yürüme mesafeniz olabilir. 

Mescid-i Nebevi

Mescid-i Nebevi Hakkında Bilmeniz Gerekenler: Malum hepinizin bildiği üzere Peygamber efendimizin Mubarek Kabri şerifleri burada bulunmakta. Resimde gördüğünüz büyük şemsiyenin hemen solunda yer alan 1 nolu Selam kapısından girip dümdüz devam ettiğinizde sol tarafınızda ravza ( peygamber efendimizin cennet bahçesi olarak nitelendirdiği eskiden evi şimdi kabri ile minber arasında kalan ve halıları yeşil olan kısım ) ve daha sonrasında sırası ile Peygamber efendimizin kabri, hemen yanında Hz. Ebubekirin kabri bulunmaktadır. 3. kabir hakkında çeşitli rivayetler olsada boş olduğu düşünülmektedir.

Hemen karşıda görünen ışıklı yer 1 nolu kapı

Bu kapıdan girildiğinde koridor namaz çıkışları hariç çok dolu değil. devam edip Peygamber efendimizin kabrinin önünden geçip onu selamlayabilirsiniz. Ancak Ravza-i Mutahhara da namaz kılmak istiyorsanız akşam saatlerinde bu kapıdan girip sol taraftan bir iç kısma geçip kalabalıkla birlikte sıraya girmeniz gerekmektedir. Ortalama 1 saat içerisinde sıra sizede gelir ve ravzaya girip namaz kılabilirsiniz. 2 rekaattan fazla namaz kılmamaya ve başkalarının hakkına riayet etmeye çalışın. zaten çok fazla uzatanları görevliler kolundan tutup sürükleyerek ravzadan dışarı çıkarıyor.

Mescid-i Nebi’nin içinde Hz. Peygamber (s.a.s)’in kabr-i saadetleriyle o ozamanki minber-i şerif arasında kalan kısım demektir. Bu yer 10 m. genişliğinde ve 20 m. uzunluğunda 200 m2 lik bir sahadır. Bu alanın fazileti ile ilgili olarak Allah Resulu şöyle buyurur: “Evimle minberim arası, Cennet bahçelerinden bir bahçedir” (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IV, 268).

İçerisindeki Peygamber Efendimizin kıldığı mihbarın da bulunduğu bu beyaz sütunlu,Mescid’in diğer bölümlerinden ayrılmıştır.Öteki kısımların sütunları vehalı renkleri ayrı olduğu için rahatça bilinebilmektedir.

Mescid-i Nebevi de Namaz kılarken Bilinmesi Gerekenler :

Öncelikle Cuma günleri sabah namazında Medine ve Mekke’de imamlar ilk rekaatte secde ayeti okumaktadırlar. Secde ayetinden sonra secdeye gidilmekte ve tekrardan ayağa kalkılarak birinci rekaate devam edilmektedir. Bu sizi şaşırtmasın. Burada secde ayetini okuyunca imam Allahuekber deyip secdeye gitmekte, normalde tekbirleri tekrarlayan müezzin burada tekrar etmemektedir.

Arabistanda sünnet namazları kılınmadığından farzdan sonra sünneti kılmanız için çok az bir vaktiniz var. Çünkü her farz namazı tamamlanınca genelde cenaze namazıkılınmakta. Cenaze namazına kadar yaklaşık 2-3 dk var. Bu sürede sünneti tamamlamaya çalışın. Eğer yatsı namazı kılıyorsanız vitri vacib namazınızı cenaze namazından sonraya bırakın, çünkü yetiştiremeyebilirsiniz.

Mescid-i Kuba :

Peygamberimiz Hz. Muhammed, Mekke’den Medine’ye hicret ederken,
Medine Müslümanları, Medine’ye 5 km. mesafede , Kuba Köyünde Efendimiz’i karşılayarak, Külsüm bin Hedm’in evinde misafir etmişlerdi

Efendimiz kısa bir zaman içinde Külsüm bin Hedm’in hurma kuruttuğu arsa üzerinde bizzat kendisi de taş ve kerpiç taşıyarak Kuba Mescidini inşa etti ve burada namaz kıldı. Kur’an-ı Kerim’de takva üzere yapıldığı bildirilen, ilk mescid olarak övülen ( “ilk günden takva üzerine kurulan mescid (Kuba Mescidi) içinde namaza durman için daha uygundur. Onda temizlenmeyi seven erkekler vardır. Allah da temizlenenleri sever.”Tevbe Sûresi, 108. âyet), cemaatle namaz kılınmak için yapılan ilk mescid budur. Rasulullah sonraları da çoğu zaman bu mescide gelerek ziyaret eder ve namaz kılardı.

Mescid-i Kuba( Takva Mescidi)

Mescid-i Kıbleteyn :

Mescid-i Nebevi’nin 5 km. uzağındadır.

İslam’ın ilk yıllarında namazlar, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya doğru kılınıyordu. Peygamber Efendimiz Kıble’nin Kâbe olmasını, yani namazların Kâbe’ye dönülerek kılınmasını çok arzu ediyor ve bu konuda Allah’tan gelecek emri bekliyordu. Hicretten 18 ay kadar sonra şaban ayının 15. günü (Berat Kandilinde) Hz. Peygamber, Seleme oğulları mahallesinde öğle veya ikindi namazının farzını kıldırdığı esnada, ikinci rekatın sonunda aşağıdaki âyet-i kerime indi: “… Seni elbette, hoşlanacağın kıbleye döndüreceğiz. O halde hemen Mescid-i Haram’a (Kâbe’ye) doğru dön. (Ey mü’minler) siz de nerede olursanız olun, (namazda) oraya doğru dönün.”(Bakara, 144)

Bunun üzerine Hz. Peygamber, namazı bozmadan hemen Kâbe istikametine döndü, cemaat de saflarıyla birlikte döndüler. Böylece Kudüs’e doğru başlanan namazın son iki rekatı Kâbe’ye yönelinerek tamamlandı.

işte bu bakımdan bu mescide Mescid-i Kıbleteyn (ıki Kıbleli Mescid) denir. Bu mescidin yerinde şimdi büyük bir cami yapılmıştır. Bu camii ziyaret edilerek iki veya dört rekat Tahiyyet’ül-Mescid namazı kılınması ve dua edilmesi güzel olur.

Sağda gördüğünüz resimde eski kıble yönünü temsilen caminin üst kısmına kıble güzergahı resmedilmiştir.

Medine Tren İstasyonu Ve Amberiye Mescidi :

Hicaz Demir Yolu

Sultan 2. Abdulhamit döneminde yaptırılan Medine tren istasyonu Peygamber efendimiz (sallahlahu aleyhi vesellem)’in kabrine yürüme mesafesindedir. Peygamberimizi rahatsız etmemek için Medine’nin girişine inşa ettirilmiştir.

Efendimizin rahatsız edilmemesi maksadıyla tren yolunun Medine’ye giren raylarına keçe döşendiği rivayet edilir.
Ne acıdır ki bu istasyon sadece 9 yıl hizmet verebilmiş ve sonrasında İngiliz’lerin işgali sonucu Osmanlı’nın elinden çıkmıştır. Tren istasyonunun İngiliz’lerin eline geçmesi ile birlikte raylar da sökülmüştür. Bu nedenle şuan istasyona bağlı herhangi bir tren seferi bulunmamaktadır.

Ayrıca istasyon şu an Müzeye dönüştürülmüş olsada; bakımsız ve bitik bir durumdadır. Ziyaretimiz esnasında kapalı olduğundan , dışardan görebildiğimiz kadarı ile bahçesi çöplerle dolu ve bakımsız bir durumdaydı.

Amberiye Mescidi : Tren istasyonunun hemen yanında yer almaktadır.

Amberiye Mescidi

Sultan 2. Abdulhamit tarafından tren istasyonunun hemen yanına yaptırılmıştır. İsminin Amberiye olmasının nedeni şöyle anlatılır;
Abdulhamit Han tren yolunun inşaatından sonra her sene hac zamanında hacıların kolaylıkla ulaşım sağlayabilmesi için tren seferi düzenlenmesi talimatını verir. İlk tren seferinde kendisi devlet idaresinde olduğu için sefere katılamaz ve kendi yerine vezirinin hacca gitmesini, gittiğinde Peygamber efendimiz (sallahlahu aleyhi vesellem)’e selamını götürmesini ve onun kabrinden bir tutam toprak getirmesini istemiştir.

Padişah’ın isteği üzerine vezir tren yolu ile hacca gider ve haccını tamamlar. Ancak ne var ki Peygamber efendimiz (sallahlahu aleyhi vesellem)’in kabrinden bir parça toprak almayı unutur. Tam tren istasyonuna geldiğinde padişahın isteği aklına gelir. Tren kalkacağı için de geri dönüp toprak alacak kadar vakit kalmamıştır. “Nasıl olsa padişah anlamaz” diye düşünerek tren istasyonunun karşısında bulunan bu mescidin bahçesinden bir tutam toprak alır ve yola çıkar.

Vezir Padişah’ın yanına geldiğinde Abdulhamit han vezire haccının nasıl geçtiğini ve efendimizin toprak getirip getirmediğini sorar. Vezir de yanında getirdiği toprağı çıkararak padişaha verir. Abdulhamit han heyecanla toprağın içinde bulunduğu bezi açar ve koklar. Sonrasında ise vezirine dönerek; “Bu toprak efendimizin kabrinden gelmiş olsaydı misk kokardı, oysa şimdi amber kokuyor” der. Bunun üzerine vezir mecburen toprak almayı unuttuğunu ve istasyonun karşısına yaptırılan caminin bahçesinden aldığını anlatır. Bunun üzerine padişah “Bizim mescid amber mi kokuyor? Öyleyse adı Amberiye mescidi olsun.” der ve mescid daha sonra bu isim ile anılır.


Bir yorum yazın...